Genel Kültür

Kuyruklu Star Nelerdir? Nereden Gelir?

Kuyruklu Yıldız Nedir? Nereden Gelir?

Kuyruklu yıldızlar güneş sisteminde hareket eden çoğu zaman donmuş gazlar ve azca miktarda kaya ile tozdan oluşan gayri muntazam şekillere haiz, ufak boyutlu kütlelerdir. Kuyruklu yıldızların çapları çoğu zaman birkaç kilometrenin üzerine çıkmaz. Kütlenin ana gövdesine çekirdek (nükleus) ismi verilir. Çekirdek bünyesinde su, metan, nitrojen ve öteki buzlardan bulunur.

Kuyruklu yıldızlar güneşin çevresinde oldukça uzun yörüngelere sahiptirler. Yalnız Güneş’e yaklaştıkları süre gözle (teleskop kullanılsa bile) görülmeye başlarlar. Normalde son aşama soğuk kütlelerdir; güneş ışınları tarafında ısıtılmaya başlayınca yapılarındaki buz süblimleşmeye (katı halden gaz hale geçiş) adım atar. Buz kristalleri ve toz, çekirdekten solar rüzgarlar ile ayrılmaya adım atar ve kütlenin peşinde bir çift kuyruk oluşturur. Dünyadan kuyruklu yıldızları izlerken çoğu zaman gözlemlediğimiz, toz kuyruklarıdır.

Kuyruklu Yıldızlar Nereden Gelir? Iyi mi Oluşmuştur?

Yirminci yüzyılın ortalarına kadar astronomlar, kuyruklu star ve asteroitlerin iyi mi oluştuğuna ve nerden geldiğine dair sınırı olan bilgiye sahipti. Asteroitlerin oldukça eskiden olan bir gezegen patlamasından kaldıkları, kuyruklu yıldızların ise vakumda uçan kum ve taş parçalarından oluştuklarına inanılmaktaydı. Teoriye gore ne süre bu parçacıklar bir gezegenin yörüngesine girse, çekim kuvveti kuyruklu yıldızı İç Güneş Sitemine (Merkür, Venüs, Dünya ve Mars’ın bulunmuş olduğu bölge) çekmekte ve Dünya’dan görülmesini sağlamaktaydı. Ama zaman içinde teorilerde birtakım açıkların olduğu ortaya çıkarıldı. Birtakım bilim adamları hareket eden kum kütleleri teorisinin kifayetsiz bulunduğunu iddia etti. Bu kuram periyodik olarak Güneş’in tanıdığından geçen kuyruklu yıldızlarda her seferinde iyi mi bir kuyruğun oluşabildiğini açıklayamıyordu. Önceleri kum tanelerinin güneşe yaklaşınca eriyecek biçimde buz ile kaplı olduğu düşünüldü. Ama bu durumda da azca miktardaki buz tek bir geçişte eriyip kaybolacaktı. Geriye kalan tek ihtimal kuyruklu yıldızların kum ve taştan değil büyük buz kitlelerinden oluşan katı yapılar olmasıydı. Bu netice bilim insanlarını kuyruklu yıldızların nereden geldiğini baştan düşünmeye zorladı bu sebeple bu büyüklükte buz kütleleri Güneş Sisteminin bir tek belli noktalarından oluşabilirdi.

Kuyruklu yıldızlar güneş sistemimizdeki iki değişik bölgeden gelmektedir: Kuiper Kemeri ve Oort Bulutu. Bu iki bölgede içlerinde milyarlarca kuyruklu star barındırır. Ama genişlikleri o denli fazladır ki hiç bir kuyruklu star birbirine Dünya ile Güneşin arasındaki mesafeden daha çok yaklaşmaz.

Kuiper Kemeri 3.2 milyar kilometre genişliğindedir; Neptün’ün Yörüngesinin dışına menfaat çıkmaz adım atar, bu güneşin 4.8 milyar kilometre uzaklığındadır, ve ortalama güneşten 8 milyar kilometre uzaklığa ulaşıncaya kadar sürer.Kuiper Kemeri buz yığınlarından oluşan, yer yer kalınlığı değişen düz bir disk benzer biçimde görünmektedir. Bilim adamları Kuiper’den gelen kuyruklu yıldızların, oldukları yerlerde, Güneş Sistemimiz’in gezegensel kısmının haricinde oluştuğuna inanmaktadır. Kuyruklu yıldızlar haricinde Kemer, Kuiper Kemeri Nesneleri (KBOs) adına haiz, nerede ise Ay büyüklüğünde, oldukça daha büyük nesneler barındırmaktadır. Bilim adamları bunların bazılarının “cüce gezegenler” bulunduğunu düşünmektedir. Pluto, UB313 (Eris) ve Ceres bunlara örnektir.

Oort Bulutu ise Güneş Sisteminin en dış sınırlarında Güneşten 30 trilyon km uzaklıkta bulunur! Bu mesafe bir fer yılından fazladır ve Güneş Sistemine en yakın yıldıza (Proxima Centuari) olan uzaklığımızın üçte biridir. Oort Bulutu Kuiper şeklinde disk benzer biçimde değildir, bir topa benzer ve düzgün büyüklüktedir. Güneşin ve geri kalan Güneş Sisteminin tamamını çepeçevre sarıyor. Milyarlarca buz parçası Güneşin cılız çekiminde hareket eder.

İlginç bir halde bilim adamları Oort Bulutundan gelen kuyruklu yıldızların Kuiper’den gelenlere görece olarak Güneş’e daha yakın oluştuklarını anlatmaktadır. Bu kuyruklu yıldızlar buluttan Satürn, Jüpiter, Uranüs ve Neptün’ün çekim gücü ile dışarı fırlatılırlar. Bir teoriye gore Oort zaman içinde büyük gezegenlerin çekiminden kopan kuyruklu yıldızlardan Güneş Sisteminin dışına çıkamayanlar tarafınca oluşturulmuştur. Başka bir kuram ise bu kuyruklu yıldızların Güneş Sistemi haricinde oluşup Güneş’in çekim gücüne yakalanıp içeri çekildiğini anlatmaktadır.

Çoğu zaman 200 sene ve daha kısa mahrek süreleri olan kuyruklu yıldızların Kuiper’den daha uzun mahrek süresine haiz kuyruklu yıldızların ise Oort’dan geldiğine inanılır.

Kuyruklu Yıldızların Özellikleri

Kuyruklu Yıldızların yapıları ve ne oldukları hususunda pek oldukça yanlış kanı bulunmaktadır. Hatta bu yanlış anlaşılmalar bir öbek insanoğlunun Dünya’nın tanıdığından geçecek olan Hale-Bopp kuyruklu yıldızının ruhlarını kurtaracak feza gemisi olduğuna inanarak intihar etmesine kadar varmıştır (Heaven’sGate vakıası). Kuyruklu yıldızlar ile alakalı mühim özellikleri sıralayacak olursak:

Kuyruklu yıldızların ana gövdesi buzdan kaynaklanır büyüklükleri birkaç metreden birkaç kilometreye kadar çıkabilir. 
Kuyruklu yıldızın yörüngesinin Güneş’e en yakın noktasına “perihelion” Güneş’e en uzak noktasına “aphelion” denir. 
Güneşe yaklaştıkça kuyruklu star ısınır ve yapasındaki buz süblimleşmeye adım atar. Şayet buz kuyruklu yıldızın yüzeyine yakınsa, içerisindeki materyalleri dışarı atan bir mini gayzer kaynaklanır. 
Dökülen materyaller kuyruklu yıldızın çevresinde mahrek alır. Şayet Dünya bu yörüngeye yakın geçerse bu materyaller “meteor yağmuru” olarak Dünyaya yağar. 
Kuyruklu star yörüngesi esnasında Güneşin tanıdığından her geçtiğinde süblimleşme nedeni ile hacminin bir kısmını kaybeder. Yeteri kadar Güneşin tanıdığından geçen kuyruklu star parçalanır ve yok olur. Bunun haricinde kuyruklu yıldızlar Güneşin ya da başka bir gezegenin oldukça tanıdığından geçerse de yol olabilir. 
Kuyruklu yıldızlar çoğu zaman donmuş su, oldukça soğuk metan, amonyak ve karbondioksit buzlarından kaynaklanır. Bu buzlar belli miktarda kaya, toz ve öteki metalik Güneş Sistemi molozları ile karışmıştır. 
Kuyruklu yıldızların iki kuyruğu vardır. Çıplak gözle görülebilen toz kuyruğu ve fotoğraflanabilen fakat çıplak gözle görülemeyen plazma kuyruğu. 
Kuyruklu yıldızların yörüngeleri çoğu zaman elips şeklindedir. 
Kuyruklu yıldızların birçoğu Kuiper Kemeri ve Oort bulutunda kaynaklanır. Bunlar Güneş Sisteminin en dış iki bölgesidir. 
Kuyruklu yıldızlar feza gemileri ya da uzaylı üstleri değildir. Oluşum tarihleri Güneş Sisteminin ilk günlerine ve gezegenlerin oluşumuna kadar uzanan feza kütleleridir. 

Kuyruklu Yıldızların İsimlendirilmesi

Kuyruklu yıldızlar birkaç kategoriye ayrılır. Bunların en önemlisi periyodik olup olmadıklarıdır. Geçmişte kuyruklu yıldızlar keşfeden ferdin adı ile adlandırılırdı (Sir Edmond Halley tarafınca keşfedilen Halley Kuyruklu Yıldızı şeklinde). Çağıl zamanda ise kuyruklu yıldızların isimlendirilmesi Internasyonal Astronomi Örgütü (International Astronomical Union) tarafınca belirlenen regülasyonlar ile yapılmaktadır. Her kuyruklu yıldıza bir resmi etiket verilir bununla beraber onu keşfeden ferdin (üç bağımsız kâşife kadar) soyadı ile de bilinebilir. İsimlendirme prosedürü şöyle işler: Kuyruklu star keşfedildiği süre ona periyodik olup olmadığına gore bir harf verilir (P ya da C), buna bulunmuş olduğu sene eklenmiş olur. En son bulunmuş olduğu ayın hangi yarısında olduğuna gore son bir etiket verilir. Mesela 2015 yılının Ocağının ilk yarısında bulunan periyodik bir kuyruklu star P/2015 A2 ismini alır. Son zamanlarda bulunan kuyruklu yıldızların bir çok otomatik aletler ve bilgisayarlar ile bulunmuş olduğu için soyadı ile isimlendirilen kuyruklu yıldızlar oldukca nadirdir.

Meşhur Kuyruklu Yıldızlar

Meşhur kuyruklu yıldızlar içinde periyodik olmayanlardan en iyi bilinenler: Hale-Bopp (C/1995 O1), Hyakutake (C/1996 B2), McNaught (C2006 P1), veLovejoy (C/2011 W3) kuyruklu yıldızlarıdır. Bu kuyruklu yıldızlar gökyüzünü bir kez aydınlatmıştır ve tekrar görülmeyecektir. Başka bir iyi malum kuyruklu star olanShoemaker-Levy 9 (D/1993 F2) Jüpiter’in oldukça tanıdığından geçmesi sonu yok olmuştur (D harfi kuyruklu yıldızın yok olduğu için güvenilir olunduğunda kullanılır).

Periyodik olan kuyruklu yıldızlardan en ünlüsü ise Halley (1P/Halley) kuyruklu yıldızıdır. Halley 76 yılda bir iç güneş sistemine basar.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı