Bilim

Arşimet’in Hayatı ve Çalışmaları

Arşimet'in Hayatı ve Çalışmaları

MÖ 287 ile MÖ 212 yılları aralığında yaşamış olduğu sanılan Arşimet, hidrostatikin ve mekaniğin temellerini atan ilk fizikçi, bununla birlikte matematikçi, felsefeci, gökbilimci ve mühendistir. Bulunan en eski kaynaklara nazaran yaşamış olduğu yer o zamanlar Yunanlara ilişik olan Sicilya adasında bulunan Siracusa isimli bir şehirdir.  Arşimet yaşamış olduğu seneler süresince devamlı geçindiren harp ortamlarından ötürü ne kadar doğduğu şehri terketmek zorunda kalmışsa da daha hemen sonra tekrar doğduğu kent Siracusa’ya dönmüş ve burada vefat etmiştir.

Sicilya adasının etrafını kaplayan Akdeniz’de o yıllarda devamlı geçindiren Roma, Yunan ve bununla birlikte da Kartacalılar savaşları bu bölgedeki insanların deniz savaşları hikayesinde tecrübelenmesine ve her an ölüm tehditi ile yaşamaya alışmalarına niçin olmuştur. Bu savaşların Arşimet’in yaşamı ve emekleri üstündeki etkilerine makalenin ilerleyen bölümlerinde değineceğiz.

Cenk Döneminde Arşimet

Arşimet genel hatlarıyla tüm yaşamı süresince siyasetten uzak durmayı tercih etmiş ve kendini bir tek çalışmalarına vermiştir. Sadece MÖ 218 senesinde Romalılar’ın en başarı göstermiş konsüllerinden kabul edilen Claudius Marcellus Arşimet’in memleketi olan Siracusa’ya büyük bir ordu ile saldırıda bulunmuştur.  Memleketini ve şehirde yaşayanları kurtarmak için, biri olan siyasal liderlerin de bu talepte bulunmaları üstüne şehre hücum eden Romalıların gemilerine karşı onların bir çırpıda suya batmasını ve savunmasız hale gelmesini elde eden bir sistem buluş etmiştir. Bu sistem yardımıyla Romalıların saldırısını yavaşlatmayı ve durdurmayı başaran Arşimet, Claudius Marcellus’un şehri bir tek gemilerle gelen askerle ele geçiremeyeceğini anlamasını elde etmiştir. 

Arşimet’in Siracusa’da kurduğu kuvvetli müdafaa sistemleri genel hatlarıyla gemileri bir çırpıda suya batırmayı başarabilen vinçler ile kaya ve metal fırlatabilen makinelerden oluşmaktaydı. Arşimet’in savunmasına karşı bir başarı sağlayamayacağını anlayan Claudius Marcellus, şehri tamamen kuşatmayı ve bu halde şehri ele geçirmeyi planlamıştır. Bu emeline ise 8 ayın nihayetinde ulaşmıştır. Marcellus’un şehri tamamen kuşatmasına karşı ne Arşimet’in müdafaa sistemleri ne de Yunanlar’ın askeri gücü kafi gelmemiştir. Siracusa’nın bu halde Romalılar tarafınca ele geçirilmesinden iki yıl sonrasında ise tüm Sicilya adası Romalılar’a karşı mağlup düşmüş ve teslim olmuştur.

Yaşamının büyük bir kısmı savaşlar içinde geçen Arşimet yeniden de ilmi alanda dünyada o güne kadar bahsedilmemiş birçok mühim araştırmalar yapmış ve günümüze kadar kullanırlığı devam eden keşifleri başarmıştır. Arşimet’in icatları yardımıyla Yunan bilgeliğinin Romalıların askeri enerjisini dahi yenebileceği gibi düşünceler yayılmış ve Yunan bilgeliği Yunanlar için kuvvetli bir sembol haline gelmiştir.

Arşimet’in Çocukluk ve Gençlik Periyodu

Arşimet’in ailesinden bahsedecek olursak, günümüze kadar ulaşmış en eski yazılı belgelerden anlaşılacağı suretiyle, Arşimet’in babası da yeniden Arşimet benzer biçimde bir Gökbilimci’du ve adı Phidias idi. Birtakım belgelerde Arşimet’in asil bir aileden geldiği hatta o çağın Siracusa Kralı Hierro ile akrabalığı olduğu için bahsedilmektedir.

12 yaşlarında İskenderiye’ye giderek başladığı öğrenim yaşamı süresince meşhur matematikçi Oklit’in talebesi olan Arşimet aynı yıllarda yeniden meşhur matematikçi Konon ile arkadaşlık kurmuştur. Eğitiminin bitmesi üstüne memleketi Sicilya adasına dönen Arşimeti öğrenim yaşamı süresince arkadaşlık kurduğu bir oldukca birey ile yazışmalarını sürdürmüştür. Bu yazışmaların bir bölümü bir yapıt olarak toparlanmış ve günümüze kadar ulaşmıştır. Bu yazışmalarda Arşimet o dönemlerde üstüne kafa yorduğu küre ve silindir kütlesinin hesaplanması üstüne icra ettiği araştırmaları arkadaşları ile paylaşmış ve çalışmalarının kararı olarak keşfettiği formülleri yazılı bir halde onlara iletmiştir.

Arşimet’in yaşamış olduğu dönemlerde devamlı geçindiren savaşlar onun bir matematikçi yahut bilim insanı olarak tanınmasından oldukca bir icat eden olarak tanınmasına niçin olmuştur. Hepimiz onun Romalılar karşısında kullandığı başarı göstermiş icatlarını konuşmakta ve Arşimet’in aslında üstünde çalmış olduğu mevzular ve matematik alanında icra ettiği buluşlar pek bilinmemekteydi. Arşimet’in halk içinde ününün yayılmasında yol açan en mühim olaylardan bir tanesi de o çağın kralı Hierro’nun Kral Ptolemy için yaptırdığı gemiyi, geminin o güne kadar Sicilya adasında üretilmiş en büyük vapur olması sebebi ile bir türlü suya indirememesi kararı Arşimet’den yardım istemesi ile olmuştur. Bu gemiyi oldukca azca bir insan kuvveti harcayarak suya indirmeyi başaran bir düzenek kuran Arşimet’in adı bu vakadan sonrasında, ilkin kendi memleketi Siracusa sonrasında da tüm Sicilya’da yayılmıştır. Arşimet’in malum en mühim icatlarından öteki bir tanesi de Arşimet vidasıdır. Arşimet vidası Nil sularının taşması kararı şehirlerini su basan Mısırlılar için icad edilmiştir. Arşimet vidası sistemi ile Mısırlılar taşan Nil sularını denetim dibine almayı başarabilmişlerdir.

Geçmişten Günümüze Eserleri

Daha ilkin de bahsettiğimiz  benzer biçimde Arşimet’in en büyük yazılı eserleri öteki matematikçi arkadaşları ile icra ettiği yazılı görüşmelerin bir yapıt haline getirilmesi kararı dünyaya gelmiştir. Bu yazılı eserlerin toplamda 9 tanesinin 2000 sene hemen sonra günümüzde hala saklandığı tanınmaktadır. MS 8. ve 9. yy.’da bu yazıtların Arapçaya çevirilmesi ile Arşimet’in icra ettiği araştırmalar aydınlığa çıkmayı başarabilmiş ve matematik alanında büyük gelişmelere katkı elde etmiştir. En mühim eserlerinden bir öteki olan “Metot” adlı yapıt ise maalesef 19. yy’a kadar gün yüzüne çıkamamış sadece 19. yy’da tekrar incelenerek belginlik kazandı.

Arşimet’in vefat etmiş olduğu zeminin yeniden memleketi olan Siracusa olduğu tahmin edilirken öldürülmesine dair muhtelif rivayetler mevcuttur. En oldukca duyulan rivayet ise Arşimet’in Romalı bir asker tarafınca sokakta toprağa bir silindir resmi çizerken öldürülmüş olmasıdır. Arşimet’in buradaki son sözlerinin “Noli turbare circulos meos” olduğu tanınmaktadır. (Latincede: “Silindir şekillerimi bozmayın”) Arşimet’in kaybolan mezarı ondan sonra Sicilya konsül yardımcısı olan Cicero tarafınca yeniden bulunmuştur.

Arşimet Mekanik, Geometri, Matematik ve daha bir oldukca değişik bilim alanında buluşlar yapmıştır ve bunlardan en önemlilerini sıralamak gerekirse, ilk başlarda mekanik alanda icra ettiği balans prensibidir. (İki tarafa asılan aynı ağırlıkta cisimler dengede kalır, eşit olmayan ağırlıklar ise f1 • a = f2 • b koşulunun sağlanması ile yeniden dengede kalır.) Bu buluşundan sonrasında Arşimet’in “Bana bir dayanak noktası verin dünyayı yerinden oynatayım” lafı ünlü hale gelmiştir.

Geometri alanında icra ettiği bir oldukca inceleme ve buluşlardan en mühimleri ise bir kürenin yüz ölçümünün 4r2 ve kütlesinin ise 4/3 r3 eşit bulunduğunu kanıtlamasıdır. Dairenin alanının hesaplanması esnasında pi kıymetini ortalama olarak bulmuş ve bu emekleri sonunda da suyun kaldırma gücünün cismin özkütle çapı ile alakalı bulunduğunu ortaya çıkarmıştır.

Matematik alanında icra ettiği araştırmalar kendinden 2000 sonrasında gelişmeye başlamış olacak İntegral ve Diferansiyel Denklemler hesaplamalarında çok önemli bir destek rolü üstlenmiştir. Bulduğu ebedi küçükler hesabı ile çağdaş matematikte Newton ve Leibniz benzer biçimde büyük matematikçilerin çalışmalarına temel oluşturmuştur.

Arşimet dengesi olarak da isminin verildiği sıvıların dengesi kanunu ise Hidrostatik alanında icra ettiği en büyük çalışmalardan bir tanesidir. Bu buluşunda suya batan maddelerin kendi ağırlıkları kadar şu kaybettirdiklerini keşfeden Arşimet’in „Eureka!“ (Buldum, buldum!) diyerek bağırarak yıkandığı yerden çırılçıplak dışarı çıkmış olduğu söylenir.

Arşimet’in yazılı eserleri ise şöyleki sıralanabilir:

Balans Üstüne 2 Cilt
İkinci Derecede Paraboller
Küre ve Silindir Yüzeyi Üstüne 2 cilt
Spiraller Üstüne
Konoidler Üstüne
Yüzen Cisimler Üstüne 2 Cilt
Dairenin Ölçülmesi
Sandreckone
Mekanik Teoremler Yöntemi

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.